14
Aug 14

Çoksesli Türk Müziğine Karşıyım

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 75. açılış yılı do­layısıyla, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu ve TRT yedi ta­ne kaset yayınladı.

Dizinin genel adı, Tarih İçerisinde Türk Müziği. İddialı ve görkemli başlığa kapılmayın, sıradan bir Türk halk ve klasik müziği derlemesi.

Zaman zaman ‘Resmi Tarih’in bizi yanılttığını yazarız, anla­dım ki müziğin resmi tarihi daha da tahammül edilmez oluyor.

Kasetlerle ilgili düşüncelerimi belirtmeden önce ilk öfkeli cümlemi yazayım: Ben çoksesli Türk müziğine karşıyım. Dinle­yemiyorum, otantikliğin yozlaştırılmasına, kulak boyama eyle­mine karşıyım.

Çokseslilikle çoksazlılığın karıştırıldığı bir ortamda antalya escort bir aldatmacadan ibaret.

Neden Türk müziğinin teksesliliği bizi rahatsız ediyor? Komplekse kapılmanın belirtisi çokseslilik. Ne yani, bunları dinlediğimde, oh bizim de çoksesli bir müziğimiz var, diye bayram mı edeceğim? Bu antalya escort besteleri Batı müziğinin kar­şısına çıkartıp karşılaştırma mı yapacağım?

Zubin Mehta’nın sözünü anmanın yeri ve zamanı. Teksesli müzik başkadır, çoksesli başka. Bunun ikisini karşılaştırmanın (karıştırmanın) anlamı yok.

TBMM, neden böyle bir kaset dizisi yayınlama gereği du­yar. Bu işi neden Kültür Bakanlığı’na, dahası, bir kuruma ver­mezler.